işsizlik Sorunu

işsizlik Sorunu

işsizlik Sorunu

işsizlik sorunu
işsizlik sorunu

Yıllardır ülkemizin en büyük sorunlarında biridir işsizllik. Sadece ülkemizin değil her ülke işsizliği azaltmak ve ortadan kaldırmak için, verimli istihdamı geliştirmek için çalışmalar yapmaktadır. İşsizliği çözmek devletin sadece bir kurumunun tek başına yapabileceği bir iş değildir. Başta Ekonomi Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR ve KOSGEB gibi birçok kamu kurumuna büyük görev düşüyor. İşsizliği önlemek için öncelikle mesleki eğitimler arttırılmalıdır. Asgari ücret açlık sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Var olan veya potansiyel sanayi, tarım ve hizmet sektörlerindeki üretimde azami katma değer sağlanmalı, yaratılacak tasarruflar yeni yatırımlara yönlendirilmelidir. Bunlar elbette ilk adımda akla gelenler. Ama bu işleri yapacak itici güç hiç şüphesiz girişimci işverenler olmalıdır.

O zaman büyük olsun küçük olsun yeni şirketlerin kurulmasını ve bu şekilde işveren sayısını artırmayı hedefleyen bir seferberlik anlayışı gereklidir. Küreselleşen dünya ekonomisinin çarkları hergün daha hızlı dönüyor. Rekabet ortamları her gün daha acımasız oluyor. Bu ortamda girişimcilerin ve onların işletmelerinin büyük desteğe gereksinimleri var. Bu desteği, öncelikle devletin her kademesindeki bürokrasi kadroları, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, siyasi partiler, finans sektörü, sivil toplum örgütleri, medya ve aslında herkes vermek durumundadır.

Genel hatları ile işsizliği önleyecek tedbirler arasında özellikle özel sektör ve kamu altyapı yatırımlarının artırılması gerekir. Buna bağlı olarak istihdam da yükselecektir. Bu yatırımların artırılması ekonomiye canlılık getircektir.

Özel sektör yatırımlarının teşvik edilmesi de işsizliği önleyici bir tedbirdir. Hazırlanacak teşvik paketleri ekonominin önünü açacaktır.

İstihdam üzerinden alınan vergi, prim, işveren payı ve benzeri mali yükler azaltılmalıdır. Bu yapılırsa kayıt dışı işsizliğin en azından yarısı kayıt altına alınmış olacaktır. Bu durum aynı zamanda yeni istihdam oluşturacak ve yeni yatırımları teşvik edecektir.

Tarım sektöründen tarım dışı alana yönelecek insanların daha kolay iş bulabilmeleri için mesleki eğitime önem verilmelidir.

Sonuç olarak işsizlik sıfırlanamasa bile en az seviyeye inidirilmelidir. Hatta inmelidir. Ama ekonominin kötü gittiği durumlarda bunu başarmanın imkanı yoktur. Öncelikle ekonomide netice verecek adımlar atılmalı, sıkıntılar aşılmalıdır ki işsizlik de ona paralel düşebilsin. İşsizliğin toplumsal bir soruna yol açmaması için devletin aynı zamanda sosyal politikalara da önem vermesi gerekiyor.

Genel olarak işsizlik iki gruba ayrılır: açık işsizlik, gizli işsizlik. Açık işsizlik, insanlarda çalışma isteği ve gücü bulunmasına rağmen piyasadaki çalışma koşullarına ve ücret düşüklüğüne bağlı olarak iş bulamama durumudur. Kendi içinde bu tür işsizlik mevsimlik işsizlik, geçici işsizlik ya da konjonktürel işsizlik gibi farklı türlere ayrılır. Gizli işsizlik ise, istihdama rağmen elde olmayan nedenler yüzünden insanların düşük ya da sıfır verimle çalışması olarak tanımlanır.

Ekonomik özgürlüğün elde edilmesinde işsizlik en büyük engeldir. Ülke ekonomisinin genel durumu ya da hükümetler tarafından izlenen politikalar işsizliğin başlıca nedenleridir.

Yorum yapın