Emekli ve Emeklilik

Emekli ve Emeklilik

Emekli ve Emeklilik

Her insanın hayatta farklı bir var oluş amacı vardır. Ancak standart düzeyde yaşayan her insan için var oluş amaçları genelde aynıdır. İyi bir okuldan mezun olmak, iyi bir işe sahip olmak, iyi bir aile yaşantısı kurmak, çocuklarına iyi bir gelecek sunmak ve yaşlılığında rahat bir hayat geçirebilmek. Çoğu insanın hayatı bunlara ulaşmak için sürekli bir çalışmayla geçer. Elbette tüm bunlar çoğu insanın tek başına elde edebileceği şeyler değildir. Her insanın bireysel çabasının yanında yaşadığı ülke standartları, yasaları ve sahip olduğu haklar da düzgün bir yaşam sürebilmesi için önemlidir.

Ülkemizde yaşayan her vatandaş hayatını çalışarak idame ettirmektedir. Eğitimi, yaşı, cinsiyeti ne olursa olsun, her bir birey için uygun bir iş alanı bulunuyor ve gerek devlet kurumlarında kamu personeli olarak, gerekse özel sektörde sigortalı bir personel olarak hizmet veriyorlar. Belirli bir süre hizmet veren ve belirli bir yaşa gelen kişilerin devlet artık çalışmalarını istemiyor. Ve onlara uzun seneler boyunca vermiş oldukları hizmetin bir mükâfatı olan emeklilik hakkını sunuyor. Emeklilik, uzun seneler süren çalışmalar sonucunda kişilerin iş yaşamlarına son vermeleri ve çalışma hayatları boyunca adlarına ödenen keseneklerin belirli kanun ve yasalar çerçevesinde aylık ücret olarak geri ödendiği döneme denilmektedir. Emekliliği hak eden kişilere ise emekli denilmektedir.

Emeklilik birçok dünya ülkesinde uygulanan bir sistemdir. Sadece her ülkenin uygulama şartları ve sunduğu imkânlar farklıdır. Bazı ülkeler normal şartlarda yüksek yaşam standartlarına sahip oldukları için emeklilere de bu standartlarda bir yaşam sunmakta iken, bütçeleri kısıtlı olan ülkeler bu şartlar doğrultusunda bir emeklilik sunmaktalar. Ama tüm dünya ülkelerine genel olarak bakıldığında emeklilere ödenen maaş devlet bütçesine oldukça büyük bir külfet getirdiği için, her devlet gün geçtikçe emekli yaşını yükseltmeye ve böylelikle bütçe üzerindeki yükü hafifletmeye çalışıyor.

Emekli ve Emeklilik
Emekli ve Emeklilik Emeklilik, uzun seneler süren çalışmalar sonucunda kişilerin iş yaşamlarına son vermeleri ve çalışma hayatları boyunca adlarına ödenen keseneklerin belirli kanun ve yasalar çerçevesinde aylık ücret olarak geri ödendiği döneme denilmektedir. Emekliliği hak eden kişilere ise emekli denilmektedir.

Emeklilik hem devlet açısında hem de çalışan vatandaşlar açısından son derece doğru ve gerekli bir uygulamadır. Devlet için doğru ve gereklidir çünkü emeklilik gibi bir fırsatın çalışanlara sunulmadığı düşünüldüğünde, her birey yaşamlarını ideam ettirebilmek için çok ileriki yaşlarda da çalışmak zorunda kalacaktır. Bu zorunluluk belki özel sektörde işten çıkarmalarla önlenebilir çünkü özel sektörde işe alınan bir kişinin emekli olana kadar çalıştırma zorunluluğu yoktur. Ancak kamu kurumlarında bu durum söz konusu olmayacaktır. Ve kişiler aylık bir ücret alabilmek için iyice yaşlandıklarında dahi çalışıyor olacaklardır. Onların çalışması iş verimliliğini hayli düşürecek ve yavaş bir işleyiş ortaya çıkacaktır. Aynı zamanda arkadan yetişen genç ve yeni nesil boş kadro oluşmadığı için işsiz kalacaktır. Emeklilik sayesinde devlet kurumları, yaşı gelmiş kişileri emekli ederek yeni kadrolar yaratmakta ve okuyup gelişen yeni nesile iş imkânı sunmaktadır. Emeklilik bireyler için de doğru ve gerekli bir uygulamadır. Çünkü yaşlılık sosyal bir meseledir. Yaşayan her insan için yaşlanmak kaçınılmazdır. Ve yaşlanan insanlar için hayat her açıdan zorlaşır. Hareket kabiliyeti ve düşünce yetileri kısıtlanır ve verimlilikleri düşer. Tüm bunlar olmasa dahi uzun seneler çalışan bir insan belirli bir zamandan sonra artık dinlenmeyi hak eder. Bunun yanında hayatı boyunca çalışarak devletine ve milletine hizmet veren vatandaşlar yarattıkları menfaatin karşılığı olarak emeklilik hakkını kazanırlar. Yaşlanınca bakıma muhtaç hale gelen insanlar çalışmasalar da kendi gelirleri sayesinde kimseye yük olmadan yaşarlar.  Bu gelişmiş veya gelişmekte olan her devlet için önemli bir konudur. Vatandaşların refah ve bir düzen içerisinde yaşaması devlerin iç huzurunu da sağlar.

Her ülkenin emeklilik şartları ve imkânları farklıdır. Ülkemizde ise ilk emeklilik yasasından bugüne sürekli bir değişim vardır. Ülkemizde emeklilik uygulaması Osmanlı Devletine kadar dayanmaktadır. İlk temellerinin o dönemde atıldığı bilinmektedir. Bugün uygulanan emeklilik sisteminden hayli farklı bir sistem uygulansa da devletin sahip olduğu bilinç hep gelişim yönündedir. Osmanlı devletinde ilk önceleri sadece devletin üst kademesine emeklilik maaşı ödenirken Tanzimat fermanı ile bu düzen iyileştirilmeye alınmış ve bugün ki şekline yaklaşmıştır. Cumhuriyet ile emeklilik yasası oluşturulmuş ve uygulamaya konmuştur. Yasanın çıktığı günden bugüne bazı değişiklikler ve düzenlemeler yapılmıştır. Bunlar baz alınarak bakıldığında ülkemizde emekli olabilmek için çalışan her bireyin üç ana şartı gerçekleştirmiş olması gerekmektedir. Bu şartlar sigortalılık hizmet yılı, emeklilik yaşı ve prim gün sayısıdır. Uzun yıllar çalışan her birey, devletin belirlemiş olduğu hizmet yılını doldurmalıdır. Bu hizmet yılı memurların bağlı olduğu emekli sandığında da, özel çalışanların bağlı olduğu Sosyal Sigortalar Kurumu’nda da aynıdır. Hizmet yılı kadınlar için 20, erkekler için 25’tir. Yani her bireyin ilk sigortalı olduğu veya memur olduğu günden sonra belirtilen sürelerde hizmet vermek zorundadır. Ancak bu tek başına yeterli olmamaktadır. Bireyler hizmet sürelerini doldurmuş olsalar dahi devletin belirlediği yaşlara ulaşmadan emekli olamazlar. Yani kadınlar hizmet sürelerini doldursalar dahi,  eğer memur ise 45, SGK’ya bağlı ise 55 yaşına gelmeden emekli olamazlar. Erkeler ise memurlarsa 50, SGK’ya bağlı iseler 60 yaşına gelmeden emeklilik hakkı kazanamazlar. Bu iki şartta bir arada yeterli gelmemektedir. Bununla birlikte SGK’ya bağlı olan kişilerde tamamlanması gereken prim gün sayısı vardır. Bu sayı son düzenlemeler ile 7.000 güne çıkarılmıştır. Ancak bireylerin ilk sigorta giriş tarihlerine göre farklılık göstermektedir. Yani çalışan her birey hizmet yılını doldursa da, emeklilik yaşına ulaşabilse de eğer prim gün sayısı eksik ise bu tamamlanmadan emekli olamaz. Kısaca emekli olabilmek için üç şartın da aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir.

Bunların dışında devlet hasta ve rahatsız olan vatandaşlara özel bazı haklar tanımaktadır. % 60’ın üzerinde iş göremezlik raporu olan her birey kısa sürede emekli olabilmektedir. Ve bazı meslek gruplarına sunulan özel imkânlar vardır. Devlet yeni bir düzenleme ile erken emekli olabilecek meslek gruplarında iyileştirmeler yapmıştır. Ve 21 meslek grubuna risk ve yıpranmışlık nedeni ile erken emeklilik hakkı tanınmıştır.

Emeklilik bireyler ve çocukları için bir teminattır. Kişiler hizmet sürelerini doldurup şartlarını sağlayarak emekli olduklarında geçimlerine yardımcı olacak, aylık veya üçer aylık dönemlerde ödenecek bir maaş alırlar. Emekli olan kişiler hayatını kaybettiğinde sahip oldukları emekli maaşları varsa eşine ve çocuklarına paylaştırılır ve çocuklar kendilerine ait bir maaşa sahip olana kadar da bu ödemeler sürdürülür. Böylelikle emeklilik hakkı emeklilere ve ailesine hem yaşarken, hem de öldükten sonra bir teminat olmaya devam eder.

Ülkemizde kadınlar erkeklere nazaran daha erken yaşta emekli olmayı hak ederler. Sahip oldukları ailevi sorumluluk ve çabuk yıpranmaları bunun için gösterilen nedenlerdendir. Emekli olan bireyler için ideal emeklilik döneminde huzurlu ve sakin bir hayat sürdürmeleri doğru olacaktır. Uzun yıllar süren yorgunluk ve yıpranmışlığın en güzel çözümü budur. Daha küçük kasabalarda ve sakin şehirlerde, gürültü ve stresten uzak bir emeklilik dönemi herkesin hayalindedir. Yaşamları boyunca ailesi için çırpınan insanlar ancak emeklilikleri döneminde kendilerine zaman ayırabilirler. Hayatın son demi olan bu zaman diliminde de emekli maaşları ile gül gibi geçinip gitmek isterler.

Yorum yapın